Sitemizden Yararlanmak İçin Üye Olunuz !!!
Pozitif Seyir



 
AnasayfaİletişimTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Çanakkale Savaşı | (1915 - 1916)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
hsn25
™Pozitif Seyir™
™Pozitif Seyir™



Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok

Kayıt tarihi : 11/08/10

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 460

<b>Nerden</b> Nerden : istanbul

<b>Yaş</b> Yaş : 25

Cinsiyet : Erkek
Ruh Halim : Komik

Tuttuğu Takım : FenerBahçeli


MesajKonu: Çanakkale Savaşı | (1915 - 1916)   C.tesi Ağus. 14, 2010 11:18 am







<blockquote>I. Dünya Savaşı
sırasında 1915 - 1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı
Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara
muharebeleridir. İtilaf Devletleri; Osmanlı Devleti'nin başkenti
konumundaki İstanbul'u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek,
Rusya'yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman
müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini
zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'na
girmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuştur ve iki tarafın da çok
ağır kayıplar vermesiyle İtilaf Devletleri geri çekilmişlerdir.




</blockquote>








Çanakkale Savaşı'nın Nedenleri




<blockquote>Osmanlı
Devleti 2 Ağustos 1914 tarihinde Alman İmparatorluğu ile, İttifak
Devletleri safında yer almak üzere bir antlaşma [2] imzalamıştı. Ancak
bu antlaşma, Osmanlı Devleti'nin savaş hazırlıkları henüz başlamadığı
için [3] gizli tutulmuştu. Osmanlı Devleti'ni bu antlaşmanın hemen
ertesinde seferberlik hazırlıklarına başlamıştı. Aynı zamanda Osmanlı
Devleti, "silahlı tarafsızlık"ını ilan etmiştir.


</blockquote><blockquote>Akdeniz’de
Kraliyet Donanması önünden çekilen Alman Goeben muharebe gemisi ve
Breslau ağır kruvazörünün [4] Amiral Sukon komutasında 10 Ağustos 1914
günü Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’a gelmeleri büyük bir
gerginlik yaratmıştı, çünkü Osmanlı Devleti, Boğazlar Antlaşması gereği
boğazları tüm savaş gemilerine kapalı tutmak durumundaydı. Alman
Donanması’na bağlı bu gemilerin Boğazdan geçişine izin vermek savaş
nedeni sayılacaktı. Ancak Osmanlı Devleti, bu gemilerin Almanya’dan
satın alındığını açıklayarak gerginliği ertelemiştir.


Söz konusu gemiler 16 Ağustos 1914
tarihinde Yavuz ve Midilli adlarıyla Osmanlı Donanması’na katılmışlardı.
Bu gemilerdeki Alman mürettebat, Osmanlı Donanması’na ait subay ve erat
üniformaları giyerek gemilerdeki görevlerini sürdürmüşler, Amiral
Souchon ise Osmanlı Donanması Komutanlığı’na getirilmişti. Böylece
Almanya, yakın gelecekte Rus limanlarına karşı kullanılmak için iki
büyük silahını Akdeniz'den geçirerek Karadeniz'in hemen yakınına atmış
olmaktadır. Bu silahlar Ekim 1914 ayında hem Rus limanlarını vurmak
için, hem de Osmanlı Devleti'ni bir oldubittiye getirerek savaşın içine
çekmekte kullanılacaktır.



</blockquote>







Yavuz ve Midilli Olayı
<blockquote>Yavuz
ve Midilli’nin de içinde bulunduğu bir Osmanlı filosunun Amiral Souchon
komutasında 27 Ekim 1914 günü Karadeniz kıyılarındaki Rus limanlarını
bombalamaları ardından hem Rusya İmparatorluğu hem de Birleşik Krallık,
Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmiştir.


Batı Cephesi’nde 1914 yılının Eylül
ayı sonlarında Alman orduları, Fransız-İngiliz savunmasını
yaramamışlar, tüm Batı Cephesi’nde cepheler kilitlenmişti. Bu durum
Almanya açısından Batı Cephesi’ndeki savaşın kısa sürede bitmeyeceği
anlamına geliyordu. Oysa Alman savaş planı (Schlieffen Planı), ilk
adımda Batı Cephesi’nde kısa sürede Fransız-İngiliz kuvvetlerinin
yenilgiye uğratılması, ikinci adımda ise tüm kuvvetlerin Doğu’ya
kaydırılarak Rusya’nın savaş dışı bırakılması esasına dayanıyordu.
Schlieffen Planındaki bu sapma ardından Almanya, önce Rusya’yı savaş
dışı bırakmak, Doğu’da serbest kalan kuvvetleri ile Batı Cephesi’ne
yeniden yüklenmek istemişti. Osmanlı 3. Ordu'sunun Kafkasya bölgesindeki
Kasım – 1914 ayı başlarındaki taarruzları bu planın hazırlık
aşamalarından biriydi.



</blockquote>







İzleyen Gelişmeler
Avrupa
cephelerindeki bu gelişmeler, İngiltere ve Fransa’yı müttefikleri
Rusya’yı desteklemek zorunda bırakmıştı.[5] Zaten Rusya, Almanya
üzerinde yeterince güçlü bir baskı yapamamaktaydı. Kısıtlı endüstriyel
kapasitesi dolayısıyla İngiliz ve Fransız desteğine gerek duyuyordu.
[5][6] Fransa ve İngiltere’nin bu desteği sağlaması için, herhangi bir
Avrupa haritasından da görüleceği gibi, olası dört yol vardır. Kuzey
ulaşım hatlarından ikisi olanaksızdır. Kuzey Buz Denizi, yılın çok büyük
bölümünde donmuş olduğundan deniz ulaşımına olanak vermemektedir,
Baltık Denizi ise Alman Donanması’nın denetimindedir.


Orta ulaşım yolu olan Avrupa
karayolu ise Alman denetimindedir. Olası dördüncü yol ise Osmanlı
Devleti’nin denetiminde bulunan Çanakkale ve İstanbul boğazlarının
oluşturduğu denizyoludur. Çok yakın geçmişte, Balkan Savaşı’nda,
Trablusgarp Savaşı’nda ve Sarıkamış Harekatı’nda ağır yenilgiler almış
olan Osmanlı Devleti’nin askeri gücü, İtilaf Devletleri’nce zaten
yetersiz olarak değerlendirilmektedir. Avrupalılarca "hasta adam" olarak
görülen yaşlı Osmanlı Devleti'nin boğazlardaki bir saldırıyı
kaldıramayacağı düşünülmektedir. Eğer Boğazlar askeri olarak kontrol
altına alınabilirse, Rusya’nın desteklenmesi olanaklıdır. Gerçekten de
Rusya, Kasım ayı başlarında müttefiklerinden Çanakkale Boğazı’na
göstermelik de olsa bir saldırı yapılmasını istemiştir. Böylece
Kafkasya’da Osmanlı ordusunun baskısı hafifleyecektir. [7]




Öte yandan Rusya direnmeyi
sürdürecek olursa, Almanya’nın Batı Cephesi’nde yeni bir taarruza
kalkışma olanağı da pek yoktur.[5] Bu tespit, özellikle İngiliz yüksek
komutanlığının, Batı Cephesi’ndeki kuvvetlerin bir bölümünün burada atıl
tutulup tutulmadığının sorgulanmasına yol açmıştır.[8] Ayrıca İngiliz
Donanması da yeterince etkili kullanılmamaktadır. Böylece Batı
Cephesi’nden alınacak bir kısım kuvvetle donanmanın işbirliği ile daha
etkili ve sonuç alıcı bir harekata girişilmesi yolları aranmaya
başlandı. Sonuçta Boğazlara yönelik bir operasyon planı üzerinde
tartışılmaya başlanmıştır.




Rusya ile bağlantının bu şekilde,
Boğazların kontrolünün sağlanarak sonuçlandırılması, Osmanlı Devleti’nin
başkenti olan İstanbul’un da işgalini kaçınılmaz olarak
gerektirmektedir. İkisi, aynı anda gerçekleşecek sonuçlardır. Çanakkale
Boğazı’ndan geçilerek İstanbul’un işgalinin İtilaf Devletleri açısından
diğer stratejik sonuçları şunlardır. [9], [10]






Osmanlı Devleti savaş dışı bırakılmış olmakla, Almanya savaşın başlarında bir müttefikini kaybetmiş olacaktır.




Osmanlının tehdidinde olan [5] Süveyş Kanalı, dolayısıyla İngiltere’nin
Uzakdoğu ulaşım yolunun güven altına alınması sağlanmış olacaktır.





Osmanlı Devleti’nin savaş dışı bırakılması ve Müslüman ülkeler nezdinde
İtilaf Devletleri lehine oluşturacağı kazanımlar açısından da önem arz
etmektedir. Müslüman ülkelerin gerek Orta Doğu’da gerekse de Uzak
Doğu’da İngiliz hâkimiyetine karşı dirence zayıflamış olacaktır.





Balkan devletleri, hemen doğudaki Osmanlı Devleti’nin çökmesi ve bunu
İtilaf Devletleri’nin başarması üzerine, doğal olarak İtilaf Devletleri
safında savaşa katılmaları yönünde etken olacaktır. Çünkü Osmanlı
Devleti’nin yıkılması, Balkan devletlerinin bölgedeki hesaplarına
ulaşabilmeleri yönündeki en önemli engeli ortadan kaldırmış olacak ve bu
durum, İtilaf devletlerinin bir hediyesi sayılacaktır.





Rusya ile Karadeniz üzerinden deniz ulaşımının açılması özellikle
önemlidir. Osmanlı Devleti'nin Boğazları her türlü deniz trafiğine
kapatması sonucu, Rusya ile İngiltere ve Fransa arasındaki ticari
ilişkiler de durma noktasına gelmiştir. Pek çok ticari gemi,
Karadeniz'deki Rus limanlarında beklemektedir, Avrupa'da buğday
fiyatları yükselirken ucuz Rus buğdayı ithal edilememekte, muazzam
ticari karlardan mahrum kalınmaktadır. Kısacası Boğazların kapanması,
İngiliz ve Fransız firmaları için büyük kar kaybı getirmektedir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Çanakkale Savaşı | (1915 - 1916)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Türk Boyları savaşçıları
» KADIN KAHRAMANLAR
» efsane kadın savascı amozonlar
» KIRGIZ-ÖZBEK SAVASINA DOGRU..
» Bayramiç köyü / Gelibolu / Çanakkale

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: DÜNYA VE TÜRKİYE :: Türk Tarihi-
Buraya geçin: